Ebeveynlikte kuşak aktarımı: kendi çocukluğunuzla karşılaşmak
Çocuğunuza tepki verirken kendi ailenizin cümlelerini duymak yaygın bir deneyim. Aktarılanı fark etmenin ve hangisini devam ettireceğinizi seçmenin yollarını anlatıyorum.
- #ebeveynlik
- #aileler
- #farkındalık
Çocuğa bir şey söylenir ve söylendiği anda tanıdık gelir. Çünkü o cümle daha önce de kurulmuştur, yıllar önce, başka birine: size.
Önemli not: Bu yazı genel bir çerçeve sunar, kişiye özel bir plan değildir.
Kısa cevap
Ebeveynlik büyük ölçüde görülerek öğrenilir. Kimse bu işe bir el kitabıyla başlamaz; elde olan şey, kendi ailesinde gördüğü örnektir.
Bu yüzden yorgun ve baskı altındayken devreye giren tepki, genellikle en tanıdık olandır. Seçilmiş değil, hazır olandır.
Aktarılan nedir?
Yalnızca cümleler değil. Aktarılan şey daha çok şunlar olur:
- Duygulara verilen tepki. Ağlamanın hoş görülüp görülmediği, öfkenin konuşulup konuşulmadığı.
- Sınır koyma biçimi. Kuralın açıklanarak mı yoksa otoriteyle mi konduğu.
- Sevginin gösterilme yolu. Sözle mi, dokunuşla mı, yapılan işlerle mi.
- Çatışmanın yürütülmesi. Tartışılır mı, susulur mu, bağırılır mı.
- Hataya verilen tepki. Hatanın düzeltilebilir mi yoksa utanılacak bir şey mi sayıldığı.
Bunların hepsi iyi ya da kötü değildir. Bir kısmı taşınmaya değer, bir kısmı bırakılmalıdır.
"Ben asla öyle yapmayacağım"
Çok yaygın bir cümle ve çoğu zaman tek başına yetmez. Sebebi şu: karşıtını yapmaya çalışmak da aynı şeyin etrafında dönmektir.
Çok katı bir evde büyüyen biri, hiç sınır koymayan bir ebeveyn olabilir. İki uç da aynı kaynaktan beslenir.
İşe yarayan şey karşıtını yapmak değil, yeni bir seçenek kurmaktır.
Fark etmek nasıl olur?
Üç soru pratikte yol gösterir:
- Hangi durumda orantısız tepki veriyorum? Tepkinin büyüklüğü olaya göre fazlaysa, orada genellikle eski bir yaşantı vardır.
- Bu cümleyi daha önce nerede duydum? Kendi çocukluğunuzda karşılığı var mı?
- O an ne hissediyordum? Öfkenin altında çoğu zaman eski bir çaresizlik durur.
Bunları yazmak, zihinde tutmaktan daha etkilidir. Birkaç hafta sonra tekrar eden bir kalıp görünür hâle gelir.
Yerine ne koyacağınızı bilmek
Fark etmek ilk adımdır ama baskı anında yetmez. Eski tepkinin yerine konacak somut bir şey gerekir.
Örnek: "Ağlama" demek yerine ne denecek? "Ağlaman anlaşılır, yanındayım." Bu cümleyi önceden hazırlamak, o an düşünmekten çok daha kolaydır.
Çocukla duygu dili kurmak ve ebeveyn tutumları yazıları bu başlıkta somut cümleler içeriyor.
Suçlamak değil, seçmek
Bu çalışmanın amacı aileyi suçlamak değildir. Çoğu ebeveyn elindekiyle, bildiği kadarıyla davranmıştır.
Amaç, neyin devam ettiğini görmek ve hangisini sürdüreceğinize karar verebilmektir. Fark edilmeyen bir kalıp seçilmez; sadece tekrarlanır.
Kendinize karşı tutumunuz
Eski kalıbı fark eden ebeveynin ilk tepkisi genellikle suçluluk olur. Suçluluk da yorgunluğu artırır ve yorgunluk eski tepkiyi geri getirir.
Öz şefkat üzerine yazdığım metin bu döngüyle ilgili. Ebeveyn tükenmişliği yazısı da bu başlığa yakın.
Ne zaman bir uzmana danışmak gerekir?
- Aynı tepkilerin, kendinizi kötü hissettirdiği hâlde tekrarlaması
- Çocuğunuzla ilişkinizin bundan etkilenmesi
- Kendi çocukluğunuza dair konuların sürekli gündeme gelmesi
- Eşinizle bu konuda süregelen bir anlaşmazlık
Danışmanlıkta bu başlıkta çalışma ebeveynle yürür; çocuğun sürece dahil olması gerekmeyebilir.
Sık sorulan sorular
- Annemin cümlelerini kuruyorum, bu normal mi?
- Çok yaygındır. Ebeveynlik büyük ölçüde görülerek öğrenilir; baskı altındayken en tanıdık tepki devreye girer.
- Farkında olmak yeter mi?
- Fark etmek ilk adımdır ama tek başına yetmez. Yerine ne koyacağınızı bilmeden, eski tepki baskı anında geri gelir.
- Ailemi suçlamam mı gerekiyor?
- Hayır. Amaç suçlu bulmak değil, neyin devam ettiğini görmek ve hangisini sürdüreceğinize karar vermektir.
- Ne zaman bir uzmana danışmak gerekir?
- Aynı tepkiler kendinizi kötü hissettirdiği hâlde tekrarlıyorsa, çocuğunuzla ilişkinizi etkiliyorsa ya da kendi çocukluğunuza dair konular sürekli gündeme geliyorsa bir uzmanla konuşmak yerinde olur.
