Kendine zaman ayırmak neden önemli?
Yoğun yaşamda durmak, iyi hissetmek için bir ihtiyaç. Dinlenmeyi ertelemenin bedeli ne oluyor?
- #dinlenme
- #yetişkinler
- #farkındalık
Dinlenmeyi çoğu zaman bir ödül gibi kurgularız: "Şunu bitireyim, sonra otururum." Ama listenin sonu gelmediği için o "sonra" bir türlü gelmez. Gün biter, biz de yorgunluğu bir sonraki güne devrederiz.
Yorgunluk her zaman uykuyla ilgili değil
Bazı yorgunluklar uyuyarak geçmez. Sürekli karar vermek, sürekli birilerinin ihtiyacına yetişmek, sürekli tetikte olmak da yorar. Buna zihinsel yük diyoruz: görünmez, ölçülmez ama taşınır.
Kendinize zaman ayırmak, bu yükü bir süreliğine yere bırakmak demektir. Bunun için bir haftalık tatile ihtiyacınız yok. Çoğu zaman on beş dakika, telefonsuz bir yürüyüş ya da kimseye cevap vermek zorunda olmadığınız kısa bir aralık işe yarar.
Suçluluk duygusuyla ne yapmalı?
Kendine zaman ayırmayı deneyenlerin sık karşılaştığı şey suçluluktur: "Bunca iş varken oturuyorum." Bu duyguyu yok saymak yerine, ona bir cümleyle karşılık vermek işe yarar: "Dinlenmek de yapılacaklar listesinin bir parçası."
Özellikle ebeveynler için bu cümle önemli. Kendi ihtiyacını sürekli erteleyen bir yetişkin, uzun vadede daha az sabırlı, daha çabuk tükenen bir yetişkin hâline gelir. Kendinize ayırdığınız zaman, çocuğunuzla kurduğunuz ilişkiye de doğrudan yansır.
Küçük ve gerçekçi başlayın
Haftada bir gün "kendime iki saat ayıracağım" demek kulağa iyi gelir ama çoğu zaman gerçekleşmez. Bunun yerine güne bir tane küçük durak yerleştirmek daha sürdürülebilir olur:
- Sabah kahvenizi ayakta değil, oturarak içmek
- Gün ortasında beş dakika pencereden dışarı bakmak
- Akşam telefonu bir saat önce şarja bırakmak
Bunlar küçük görünür. Ama düzenli hâle geldiğinde, gün içinde "kendine ait" bir alanın var olduğunu hatırlatırlar. Çoğu değişim de zaten oradan başlar.
