İçeriğe geç

Kayıp ve yas: acele ettirilmeyen bir süreç

Yasın sabit bir takvimi yoktur. Neyin olağan olduğunu, çevrenin hangi cümlelerle iyi niyetle zorladığını ve çocuklara kaybın nasıl anlatılacağını yazdım.

26 Ağustos 20262 dk okuma
  • #yetişkinler
  • #kayıp
  • #aileler

Bir kaybın ardından en çok duyulan cümlelerden biri şudur: "Güçlü olman lazım." İyi niyetle söylenir ama çoğu zaman yapılan şey, yas tutan kişiyi acele ettirmektir.

Önemli not: Bu yazı genel bir çerçeve sunar, kişiye özel bir plan değildir.

Kısa cevap

Yas, bir ilişkinin yeniden düzenlenmesidir. Ortadan kaldırılacak bir sorun değil, yaşanacak bir süreçtir.

Sabit bir takvimi, sabit bir sırası ve herkes için geçerli bir biçimi yoktur.

Yas her zaman ölüm değildir

Bir ayrılık, bir işin sonlanması, taşınma, bir sağlık durumu ya da bir hayalin sona ermesi de yas üretebilir.

Bu kayıplar çoğu zaman "yas" sayılmadığı için, kişi kendi tepkisini abartılı bulur ve bir de bunun için kendini suçlar.

Olağan olan ne?

Yas birçok biçimde görünebilir: yoğun üzüntü, öfke, suçluluk, uyuşukluk, rahatlama, hiçbir şey hissetmemek.

Bunların hepsi aynı süreçte, hatta aynı gün içinde yer değiştirebilir. Sıralı ve düzenli ilerleyen bir yas beklentisi gerçekçi değildir.

Özellikle iki tepki çok sık yanlış anlaşılır:

Rahatlama. Uzun bir hastalık sürecinin ardından gelen rahatlama, sevgisizlik değildir.

Hiçbir şey hissetmemek. İlk dönemde gelen uyuşukluk, zihnin taşıyabileceğinden fazlasını ertelemesidir.

Çevrenin iyi niyetli zorlaması

Aşağıdaki cümleler destek olmak için kurulur ama genellikle yasın önünü keser:

  • "Güçlü olman lazım."
  • "En azından acı çekmedi."
  • "Hayat devam ediyor."
  • "Artık toparlanman gerek."

Bunların yerine çok daha işe yarayan bir cümle var: "Buradayım." Çözüm üretmeyen, acele ettirmeyen bir cümle.

Kendinize ne yapabilirsiniz?

  • Takvim koymayın. "Bu kadar sürdü, artık geçmeliydi" düşüncesi süreci hızlandırmaz, yalnızca suçluluk ekler.
  • Gündelik düzeni tamamen bırakmayın. Uyku ve yemek düzeni, taşıma kapasitesini doğrudan etkiler.
  • Anlatabileceğiniz birini bulun. Anlatmak zorunda değilsiniz, ama anlatabilecek birinin olması fark yaratır.
  • Kararları erteleyin. İlk dönemde alınan büyük kararlar sonradan pişmanlık üretebilir.

Çocuklara kaybı anlatmak

Çocuklar belirsizliği, gerçeğin kendisinden daha zor taşır.

Doğru kelimeyi kullanın. "Öldü" kelimesi zor gelse de, "uyudu" ya da "uzun bir yolculuğa çıktı" gibi ifadeler uyku korkusu ya da terk edilme kaygısı üretebilir.

Sorumlu olmadığını söyleyin. Çocuklar kaybı kendi davranışlarına bağlayabilir.

Sorularını tekrar tekrar cevaplayın. Aynı soruyu haftalarca sorabilir; bu, bilgiyi sindirme biçimidir.

Yasınızı tamamen saklamayın. Ebeveynin ağladığını görmek çocuğa zarar vermez; duyguların yaşanabilir olduğunu gösterir.

Çocuğunuz için ne zaman destek almayı düşünebileceğinizi ayrı bir yazıda ele aldım.

Ne zaman bir uzmana danışmak gerekir?

  • Günlük hayatın uzun süre işlememesi
  • Yoğun ve sürekli suçluluk
  • Uyku ve iştah düzeninde belirgin değişiklikler
  • Kendini tamamen çekme
  • Yasın uzun süre hiç yaşanmamış gibi görünmesi

Bunlar bir tanı listesi değildir. Ancak konuşmayı düşünmek için yeterli sebeplerdir.


Kendinize zarar verme düşünceniz varsa beklemeyin. 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Sık sorulan sorular

Yas ne kadar sürer?
Herkes için geçerli bir süre yoktur. Süreç kişiye, kaybın niteliğine ve ilişkinin kendisine göre değişir. Bir takvim vermek gerçekçi olmaz.
Ağlayamıyorum, bir sorun mu var?
Yas herkeste aynı biçimde görünmez. Bazı kişilerde yoğun ağlama, bazılarında uyuşukluk, bazılarında öfke öne çıkar. Ağlamamak yasın yaşanmadığı anlamına gelmez.
Çocuğa ölümü nasıl anlatmalı?
Yaşına uygun, sade ve doğru kelimelerle. 'Uyudu' ya da 'uzun bir yolculuğa çıktı' gibi ifadeler kafa karıştırır ve korku üretebilir.
Ne zaman bir uzmana danışmak gerekir?
Günlük hayat uzun süre işlemiyorsa, yoğun suçluluk sürüyorsa ya da uyku ve iştah düzeni belirgin biçimde değiştiyse bir uzmanla konuşmak yerinde olur.

İletişim

Bir mesajla başlayabiliriz.

Tanışma görüşmesinde sizi buraya getiren konuyu konuşur, nasıl ilerleyebileceğimizi birlikte değerlendiririz. Yalnızca soru sormak için de yazabilirsiniz; bir şeye karar vermek zorunda değilsiniz.

Mesajlara bir iş günü içinde dönüş yapıyorum.

Uzman Psikolojik Danışman Feyza Ergül Vural danışma odasındaki koltukta

Feyza Ergül Vural

Uzman Psikolojik Danışman

Merhaba, görüşme hakkında bilgi almak istiyorum.

Görüşme biçimi: Yüz yüze · Fethiye

WhatsApp'ta konuşmayı başlat

Paylaştığınız bilgiler mesleki gizlilik kapsamındadır.