Ders çalışma alışkanlığı kazandırmak
Çalışma alışkanlığı disiplinle değil, kurulabilen bir düzenle oluşur. Evde neyin işe yaradığını ve ebeveynin nerede durması gerektiğini anlatıyorum.
- #çocuklar
- #okul
- #ebeveynlik
Ödev saati çoğu evde günün en gergin yarım saatidir. Ebeveyn "otur çalış" der, çocuk erteler, iki taraf da yorulur ve iş yine yarım kalır.
Önemli not: Bu yazı genel bir çerçeve sunar, kişiye özel bir plan değildir.
Kısa cevap
Çalışma alışkanlığı disiplinle değil, düzenle oluşur. Ne zaman, nerede ve ne kadar çalışılacağı belliyse her gün yeniden pazarlık yapmaya gerek kalmaz.
Pazarlığın ortadan kalkması, gerginliğin büyük kısmını da ortadan kaldırır.
Düzenin dört parçası
Aynı saat. Her gün değişen bir çalışma saati, her gün yeni bir tartışma demektir. Saatin çocuğun en yorgun olduğu ana denk gelmemesi de önemlidir.
Aynı yer. Belirli bir masa, belirli bir köşe. Yer sabitlendiğinde oraya oturmak başlı başına bir işaret hâline gelir.
Kısa ve bitirilebilen süre. Sonu görünen bir işe başlamak kolaydır. Çocuğun yaşına uygun, bitirilebilir bir süre belirlemek, uzun ve yarım kalan çalışmalardan daha iyi sonuç verir.
Molanın plana dahil olması. Molasız planlar yürümez ve yürümediğinde suçluluk üretir.
Başlamayı kolaylaştırmak
En zor kısım başlamaktır, sürdürmek değil. Bunu kolaylaştıran birkaç şey var:
- İlk adımı küçültün. "Defteri aç ve ilk soruyu oku" kadar küçük bir başlangıç, eşiği düşürür.
- Ortamı sadeleştirin. Masanın üstündeki her fazladan şey, dikkati bölen bir sebeptir.
- Telefonu odadan çıkarın. İradeye yüklenmek yerine, ihtiyaç duyulan irade miktarını azaltmak daha gerçekçidir.
- Hangi dersle başlayacağını çocuk seçsin. Küçük bir seçim hakkı, direnci belirgin biçimde azaltır.
Erteleme üzerine yazdığım metinde bu eşiği düşüren başka yollar da var.
Ebeveyn nerede durur?
Yanında oturmak başlangıçta işe yarayabilir. Ancak her soruyu birlikte çözmek, çocuğa "sen tek başına yapamazsın" mesajı verir.
Ölçü şudur: zorlanıyor mu, yoksa gerçekten yapamıyor mu? Zorlanma öğrenmenin parçasıdır.
Ödevin kontrolü de aynı yerde durur. Yapılıp yapılmadığına bakmak ebeveynin işidir; her satırı düzeltmek değil. Hatalı giden bir ödev, öğretmenden geri bildirim almanın yoludur.
Not üzerinden konuşmamak
Konuşma sürekli nota bağlanırsa, çalışmanın tek anlamı sonuç olur. Düşük not geldiğinde de çocuk yalnızca korkar.
Çabaya bakan bir dil daha dayanıklı sonuç verir: "Bu hafta düzenli oturdun" cümlesi, "kaç aldın" sorusundan farklı bir şey inşa eder. Çocukta özgüven üzerine yazdığım metinde bu ayrımı ele aldım.
Ne zaman bir uzmana danışmak gerekir?
- Dikkatini toplamakta sürekli ve belirgin zorlanma
- Ödev saatinin düzenli bir çatışmaya dönüşmesi
- Okuldan gelen geri bildirimlerin bu yönde olması
- Çocuğun kendine dair "ben beceremiyorum" demeye başlaması
Bunlar bir tanı listesi değildir. Dikkat ve öğrenmeyle ilgili bir endişe varsa değerlendirme gerektiren durumlar olabilir; bu durumda ilgili uzmanlara yönlendirme yapılır.
Sık sorulan sorular
- Yanında oturmalı mıyım?
- Başlangıçta yakın olmak işe yarayabilir, ancak her soruyu birlikte çözmek bağımlılık üretir. Amaç, zamanla yanınızda olmadan da başlayabilmesidir.
- Kaç dakika çalışmalı?
- Yaşa göre değişir ve sabit bir sayı vermek doğru olmaz. Kısa ve bitirilebilen bir sürenin düzenli tekrarlanması, uzun ve yarım kalan çalışmadan daha iyi sonuç verir.
- Ödül vermek doğru mu?
- Küçük ve öngörülebilir ödüller başlangıçta işe yarayabilir. Ancak her çalışmanın bir pazarlığa dönüşmesi, çalışmanın kendisini anlamsızlaştırır.
- Ne zaman bir uzmana danışmak gerekir?
- Çocuk sürekli dikkatini toplamakta zorlanıyorsa, ödev saatleri düzenli bir çatışmaya dönüştüyse ya da okuldan gelen geri bildirimler bu yönde ise bir uzmanla konuşmak yerinde olur.
