Çocukla inatlaşma: güç savaşından çıkmak
Her isteğin bir pazarlığa dönüştüğü dönemler olur. İnadın altında ne olduğunu, güç savaşını büyüten tuzakları ve çatışmadan çıkmanın yollarını anlatıyorum.
- #çocuklar
- #ebeveynlik
- #sınırlar
Sabah çorap giymekle başlayan bir tartışma, akşam yemeğe oturmaya kadar uzayabiliyor. Çoğu ebeveynin tarif ettiği şey tek tek olaylar değil, gün boyu süren bir çekişme hissi.
Önemli not: Bu yazı genel bir çerçeve sunar, kişiye özel bir plan değildir.
Kısa cevap
İnatlaşma çoğu zaman çocuğun ebeveyne karşı olmasıyla değil, kendi iradesini denemesiyle ilgilidir.
Güç savaşı ise ikinci bir şeydir: taraflardan biri kazanmaya çalıştığında başlar. Çıkış yolu, tartışmayı kazanmaktan vazgeçip neyin gerçekten gerekli olduğunu ayırmaktan geçer.
Altında genellikle ne var?
- Kendi kararını verme ihtiyacı. Küçük bir çocuğun hayatında kendi seçtiği şey azdır; hayır demek bunu dengeler.
- Yorgunluk ve açlık. Tartışmaların saatine bakmak çoğu zaman tek başına açıklayıcıdır.
- Geçişler. Oyundan yemeğe, evden okula geçmek çocuklar için zordur; direnç çoğu kez geçiş anında çıkar.
- Fark edilmek. Olumsuz dikkat de dikkattir. Gün içinde yeterince karşılaşma olmadığında çatışma bu boşluğu doldurur.
Güç savaşını büyüten tuzaklar
Her şeyi kurala çevirmek. Kural sayısı arttıkça uygulanabilirliği düşer. Az sayıda kuralın tutarlı uygulanması, çok sayıda kuralın gevşek uygulanmasından daha etkilidir.
Kalabalık önünde ısrar. Misafir ya da okul çıkışı gibi anlarda ısrar, ebeveyni de köşeye sıkıştırır.
Tartışmayı sürdürmek. Karar verildikten sonra gerekçeyi tekrar tekrar anlatmak, konuyu yeniden pazarlığa açar.
Tehdit etmek. Uygulanmayacak bir sonucu söylemek, sözün ağırlığını azaltır.
İşe yarayan yaklaşımlar
Seçenek sunun. "Montunu giy" yerine "mavi montu mu kırmızıyı mı?" Seçenekler sizin kabul edebileceğiniz iki şey olmalı.
Geçişi haber verin. "Beş dakika sonra toplamaya başlıyoruz." Ani kesme direnci büyütür.
Kuralı kişiden ayırın. "Sen yaramazsın" değil, "oyuncak atılmaz." Davranışa yöneltilen cümle savunma üretmez.
Sonucu önceden belirleyin. Davranışla ilgili ve bilinen bir sonuç, anlık öfkeyle verilen cezadan daha işlevlidir.
Sakin olduğunuz anda konuşun. Kriz anı öğretme anı değildir. Aynı konuyu bir saat sonra konuşmak çok daha verimlidir.
Çocuklarda öfke ve sınır koyma ve ebeveyn tutumları ve tutarlılık yazıları bu başlıkla doğrudan ilgili.
Kendi tepkiniz
Çocuğun inadı kadar belirleyici olan bir şey daha var: ebeveynin o anki kapasitesi. Aynı davranış, dinlenmiş bir günde sorun olmazken yorgun bir akşam büyük bir çatışmaya dönüşebilir.
Bunu fark etmek suçluluk üretmek için değil, tabloyu doğru görmek için önemli. Ebeveyn tükenmişliği yazısı bu başlığa ayrılmış.
Ne zaman bir uzmana danışmak gerekir?
- Çatışmanın günlük hayatın büyük bölümünü kaplaması
- Çocuğun kendine ya da başkasına zarar vermesi
- Okulda da benzer bir tablonun bildirilmesi
- Ev içindeki gerginliğin sürekli hâle gelmesi
Bunlar bir tanı listesi değildir. Bir ebeveyn görüşmesi, evdeki döngüyü birlikte görmek için iyi bir başlangıç olur.
Sık sorulan sorular
- Çocuğum her şeye hayır diyor, bu normal mi?
- Özellikle iki ile dört yaş arasında ve okul çağının başında, hayır demek çocuğun kendi iradesini denediği olağan bir aşamadır. Dikkat edilmesi gereken, bunun günlük hayatı ne ölçüde kilitlediğidir.
- Taviz verirsem şımarır mı?
- Esneklik ile tutarsızlık farklı şeylerdir. Kararın gerekçesi açıklanarak değiştirilmesi tutarsızlık değildir; her ağlamada kuralın kalkması ise öyledir.
- Ceza işe yarar mı?
- Ceza davranışı kısa vadede durdurabilir ama neyin yapılması gerektiğini öğretmez. Sonucun davranışla ilgili ve önceden bilinir olması daha işlevlidir.
- Ne zaman bir uzmana danışmak gerekir?
- Çatışma günlük hayatın büyük bölümünü kaplıyorsa, çocuk kendine ya da başkasına zarar veriyorsa ya da ev içindeki gerginlik sürekli hâle geldiyse bir uzmanla konuşmak yerinde olur.
